Tiyatro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tiyatro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2010 Cumartesi

MACBETH (SHEAKSPEARE)

şekspir-sheakspeare-shekspere-sekspir-sekspire-shakspir-shakspire-macbet-makbet-macbeth

MACBETH:

Baron Macbeth, Norveç ordusunu yenerek bir isyanı bastırır.Fakat ülkesine dönerken bir cadı ona kral olacağı kehanetinde bulunur.Eşi Leydi Macbeth bundan etkilenir ve kocasını kral yapmaya karar verir.karı koca iktidar hırsıyla bir yığın cinayet işlerler.Fakat bu yol onlara mutluluk değil felaketler getirecektir.

Şekspir,bu eserinde ahlaki değerlerden uzaklaşarak hırslarına yenik düşen bir insanın trajedisini ele alır.

CİMRİ ( MolierE)

cimri-moliere-Moliere-moliyer-molyer-fransız edebiyatı-Fransız Edebiyatı


CİMRİ:

Moliere'in tanınmış tiyatro yapıtıdır.Klasizmin önde gelen örneklerindendir.

Oyunun başkahramanı zengin ama cimri biri olan Harpagon'dur.Harpagon'un ölen karısından olan bir oğluyla kızı vardır.Her şeyi kendi menfaatleri doğrultusunda planlayan bu adam kızını yaşlı bir zenginle oğlunu da dul ve zengin bir bayanla evlendirme planları yapmaktadır.Böylece kendisi de oğlunun sevdiği kızla evlenecektir.Bu yüzden baba ile çocuklar arasında çetin bir mücadele başlar.

27 Ocak 2010 Çarşamba

YUNAN EDEBİYATI

I. YUNAN EDEBİYATI:

Batı edebiyatı Eski Yunan ve Latin edebiyatlarından beslenmiştir. M.Ö 9. yy ile M.S 2. yy arasında sürmüştür.Yunan edebiyatı en parlak dönemini Homeros ile M.Ö 5. yy'da yaşamıştır.Homeros'un İlyada ve Odesa (Odysseai) adlı destanları yunan edebiyatının en önemli ürünlerini teşkil eder, kendinden sonraki eserlere de esin kaynağı olur.

Yunan edebiyatı epik şiir (destan), pastoral şiir, didaktik şiir, komedya,tragedya, fabl, tarih, biyografi, nutuk, felsefe türlerinde eserler vermiştir.

HOMEROS:(M.Ö 8. yy)

Homeros'un yaşamı hakkında fazla bir bilgiye sahip değiliz.İki önemli destanı derleyerek yazıya aktaran kişidir.

Başlıca eserleri: İlyada, Odysseai(Odesa)

AİSKHYLOS:(M.Ö 5. yy)

İlk büyük tragedya şairidir.Tragedyanın gelişmesine katkıda bulunmuştur.Tragedyaya ikinci aktörü katan kişidir.Gelenekçi ve ahlakçıdır.Ahlak fukaralarının Tanrı tarafondan cezalandırılacağı fikrini işler.Doksan tragedyasından ancak yedisi günümüze ulaşabilmiştir.

Başlıca eserleri: Persler,Yalvaran Kızlar, Agamemnon, Thebai'ye Karşı Yediler

SOPHOKLES (M:Ö 5.yy)

İkinci büyük tragedya şairidir.Konularını mitoloji ve tarihten alır.Alınyazısına inanmakla birlikte eserlerindeki kahramanlar alınyazısıyla savaşırlar.Tragedyaya üçüncü aktörü de koyarak diyalogları zenginleştirir.123 eserinden yedisi günümüze ulaşmayı başarmıştır.

Başlıca eserleri: Kral Oidipus,Elektra, Antigone,

EURİPİDES (m.ö 5. YY):

Tragedyanın üçüncü büyük şairidir.Doksanın üzerinde tiyatro yazmıştır.Tiyatroda koronun rolünü azaltmış diyaloglara daha çok yer vermiştir.

Başlıca eserleri: İphigeneai, Medeai, Hippolytos,Andromakhe

ARİSTOPHANES (M.Ö 5.yy):

Komedi türünde eserler verir.İlk büyük komedya şairidir.

Başlıca eserleri:Atlılar, Eşekarıları, Kurbağalar, Kuşlar,Bulutlar

PLATON (EFLATUN):

Sokrates'in öğrencisidir.İdalizm fikrinin kurucusudur.

Başlıca eserleri: Devlet,Kanunlar,Sokrates'in Savunması, Ziyafet, Kriton

Diğer sanatçılar:

SOKRATES (Ünlü felsefeci) , ARİSTO (Ünlü felsefeci), HEREDOTES (Tarihçi), MENANDROS (Komedi yazarı), SAPHO (lirik şiirleriyle tanınan kadın şair), THEOKRİTOS (Pastoral şiirleriyle tanınan şair) ,DEMOSTHENES (Siyasetçi hatip)

16 Ocak 2010 Cumartesi

TURGUT ÖZAKMAN

Turgut Özakman 1930'da Ankara'da doğmuştur.Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirip bir süre avukatlık yapmıştır. Köln Üniversitesi Tiyatro Bilimi Enstitüsü'nde tiyetro eğitimi aldı. Devlet Tiyatrosu'na dramaturg olarak girdi. Devlet Tiyatrolarında Genel Müdür Başyardımcılığı, TRT'de Merkez Program Daire Başkanlığı, Genel Müdür Yardımcılığı, ve 1983 - 1987 yılları arasında Genel Müdürlük yaptı. 1988-1994 yılları arasında Radyo-Televizyon Yüksek Kurulu'nda üyelik ve başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nde kadrolu öğretim görevlisi olarak çalıştı ve Dramatik Yazarlık dersleri verdi.

2005 yılında piyasaya sürülen , 50 yıla yakın bir sürenin emeği olan ve Kurtuluş Savaşı'nı romansı bir dille anlatan Şu Çılgın Türkler adlı belgesel-romanı, neredeyse cumhuriyet tarihinin en çok satan kitabı oldu.


Romanlar

  • Korkma İnsancık Korkma, 1994.
  • Romantika, 2000.
  • 19 Mayıs 1999 Atatürk Yeniden Samsun'da, 2002.
  • Şu Çılgın Türkler, 2005.
  • Diriliş - Çanakkale 1915, 2008.
  • Cumhuriyet - Türk Mucizesi, 2009...

Oyunları


Araştırma İnceleme Kitapları

  • Dr. Rıza Nur Dosyası, 1995.
  • Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi, 1995.
  • Vahidettin, Mustafa Kemal ve Milli Mücadele, 1997.
  • "Mustafa" Filmi Hakkında, Aralık 1998.

Meslek Kitapları

  • Oyun ve Senaryo Yazma Tekniği, 1983
  • Radyo Notları, 1969.



GÜNGÖR DİLMEN

Gerçek adı Güngör Dilmen Kalyoncu'dur. 1930 Tekirdağ doğumludur. 1959 yılında "Sinema - Tiyatro Dergisi"nin açtığı yarışmada, yazdığı Midas'ın kulakları adlı oyunuyla birincilik ödülünü kazanan Dilmen, 1960'ta İstanbul üniversitesi Edebiyat Fakültesine girerek, Klâsik Filoloji bölümünden mezun olmuştur. Yazar, İsrail ve Yunanistan'da tiyatro çalışmaları yapmış, sonra 1961-1964 yıllarında Amerikan Yale ve Washington üniversitelerinde tiyatro öğrenimi almıştır. İstanbul Şehir Tiyatroları'nda yönetmen yardımcılığı ve dramaturgluk yaptı. TRT İstanbul Radyosu'nda tiyatro alanında şef olarak çalıştı. Halen İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. Dilmen'in birer de sinema filmi (İttihat ve Terakki) ve dizi (Bağdat Hatun) senaryosu çalışmaları bulunmaktadır.

ESERLERİ

REFİK ERDURAN

Refik ERDURAN 1928'de İstanbul'da dünyaya gelmiştir.Erduran, Robert Kolej’den lisans derecesini aldıktan sonra 1947 yılında Tiyatro Tarihi ve Dram Bölümü'nde yüksek lisans eğitimi için Cornell Üniversitesi'ne gitti.

Hayranı olduğu Nazım Hikmet'in cezaevinde hastalandığını ve durumunun kötüleştiğini öğrenince onunla tanışma arzusundan ötürü 1949 yılında Türkiye'ye döndü. Refik Erduran, Türkiye'ye döndükten sonra Nazım Hikmet'i hapisten kaçırma planları yaptı ancak buna gerek kalmadı çünkü 28 yıllık mahkumiyet kararı ile hapse girmiş olan ve 13 yıldır hapis yatan Nazım Hikmet'in geri kalan cezası, şairin af yasası kapsamına alınması için yürütülen büyük kampanyanın ve yaptığı açlık grevinin ardından affedildi ve şair 15 Temmuz 1950 günü özgür bırakıldı. Ne var ki Nazım Hikmet, 1951 yılında askere çağrılmış ve askerde öldürülme tehlikesi ortaya çıkmıştı. Bu dönemde şairin baba bir anne ayrı kızkardeşi Melda Hanım ile nişanlanan Erduran, artık akrabalık ilişkisi de olan Nazım'ı yurtdışına kaçırma fikrini öne sürdü ve kendisinin kullandığı bir sürat motoruyla Nazım'ın İstanbul Boğazı'ndan Karadeniz'e geçmesine, Karadeniz'de seyreden Romanya bandıralı bir gemiye binerek Türkiye'den ayrılmasına yardımcı oldu. Erduran'ın bu olayda oynadığı rol, uzun süre sır olarak saklandı. Olayla ilgili suç dosyası "kaçıranı meçhul" olarak kapandı. Nazım Hikmet, 1961 yılında yazdığı Otobiyografi adlı şiirde kaçışından -Refik Erduran'dan adını anmadan- şu dizeyle bahsetmiştir :"951`de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm ölümün üstüne"


Kore Savaşı

Erduran, askerliğini Kore Savaşı sırasında Türk Tugayı’nda yedek subay olarak yaptı. Savaşta tercümanlık yapan Erduran, Türk tugayına gönüllü olarak katılmıştı.

Bosna Savaşı

Erduran, Sırp faşistlerine karşı sembolik direniş göstermek amacıyla 1995 yılında Bosna’ya giderek Kara Kuğular adlı seçkin birliğe katıldı, gördükleri Milliyet’te dizi olarak yayımlandı. Ardından Bosnalı Samuraylar başlığıyla kitaplaştırıldı.


Romancılığı

Refik Erduran, ilk romanı Yağmur Duası adlı eserdir. Bu roman, 1954 yılında yayımlandığında 9 günde 50bin satışla bir rekor kırdı. İkinci romanı Er Oyunu, Milliyet Gazetesi'nde dizi olarak yayımlanmaya başladı ancak birinci bölümden sonra 12 Eylül Darbesi nedeniyle dizi yarım kaldı. Erduran, 2003-2005'te yayımladığı romanlarla yazarlığa devam etti. Domuz, Neşe'nin Şarkıları, Er Oyunu, Kavşak adlı dört romanı yayımladı. Ayrıca Sabiha Sertel'i anlattığı Sabiha adlı öykü kitabını; İblisler, Azizler, Kadınlar adlı anı kitabını yayımladı.

Oyun yazarlığı

Refik Erduran, Muhsin Ertuğrul'un isteği üzerine, oyun yazarlığı dersleri vermesi için Ankara Üniversitesi'ne davet edilen Amerikalı yönetmen Kenneth Mcgowan'a bir kaç ay süreyle asistanlık yaptı[2]. Bu kurslardan Aziz Nesin gibi değerli oyun yazarları faydalandılar.

Bu deneyimden sonra ilk profesyonel tiyatro oyunu Deli’yi 1957 yılında yazdı. Oyun, İstanbul Şehir Tiyatroları'nda oynandı ve bunu ardı ardına yazdığı diğer oyunları takip etti. Daha çok güldürü ve vodvil türünde oyunlar yazdı. Bir Kilo Namus (1958) ve Cengiz Han'ın Bisikleti (1959) adlı oyunlarıyla ün yaptı.

Devlet Tiyatroları, İstanbul şehir Tiyatroları, Sururi-Cezzar Tiyatrosu, Ulvi Uraz Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu, Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu, Kent Oyuncuları, Yunus Emre Tiyatrosu, Tiyatro İstanbul, Yeditepe Oyuncuları, yerli ve yabancı başka topluluklar tarafından otuzdan fazla oyunu sahnelendi.

Yurt içinde ve dışında sinema, televizyon senaryoları yazdı. Atatürk'ün toplumu yeniden yapılandırmada kırdığı sürat rekorunu anlatan Metamorfoz(Başkalaşım) adlı senaryosu TRT tarafından 1992'de filme çekildi. Tiyatro oyunu yazarlığı alanlarında yerli ve yabancı ödüller aldı.


Gazeteciliği

1965 yılında Abdi İpekçi'nin teklifi üzerine Milliyet Gazetesi'nde başladığı köşe yazarlığını 1981 yılına kadar aynı gazetede sürdürdü. Daha sonra Güneş ve Meydan gazetelerinde gazeteciliğe devam etti. 1985 yılında Gazeteciler Cemiyeti'nin En başarılı Köşe Yazarı Ödülü'nü aldı.

1968'de Uluslararası Yazarlar Atölyesi'nin daveti üzerine ABD'ye giden Erduran, bir yıl boyunca Iowa Üniversitesi'nde Yazarlar Atölyesi'ne katıldı ve sonra Kaliforniya'ya yerleşti. Gazeteciliğini Milliyet’in Batı Amerika Haber Bürosu Şefi olarak devam ettirdi. 1982'de İstanbul'a döndüğünde köşe yazarlığını bıraktı. Gazeteciliği, önemli gördüğü konularda yazılar yazarak sürdürdü.


Televizyonculuğu

Erduran bir film şirketi kurarak çeşitli tv dizileri yönetti. En bilineni : Önce Canan adlı dizidir. 1990'larda çeşitli TV programlarında yapımcılık, sunuculuk üstlendi.



Yazdığı Bazı Oyunlar

Kitapları [değiştir]

  • Yağmur Duası (1954)
  • Domuz (2003)
  • Er Oyunu (2004)
  • Kavşak (2004)
  • Neşe'nin Şarkıları (2004)
  • Sabiha (2004)
  • İblisler, Azizler, Kadınlar (Anı) (2005)
  • Jetonlar Düştükçe (2007) Cumhuriyet Kitapları

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK TİYATROSU

1923′ten Günümüze Türk Tiyatrosu

Cumhuriyetle birlikte tiyatroda Batı modelineyönelen Türkiye, gerek tiyatronun kurumsallaşması, gerekse oyun yazarlığının gelişmesi bakımından önemli atılımlar yaptı.
Cumhuriyet sonrası dönemde tiyatroya ilk büyük katkı Muhsin Ertuğrul’dan geldi. 1927′de, Darülbedayi kurumunun başına geçen başına geçen Ertuğrul, yerli yazarları yüreklendirerek, izleyiciye çağdaş çeviri oyunlar sunarak, Cumhuriyet Devri Türk tiyatrosunun temellerini attı.

Musiki ve Temsil Akademisi’nin bir bölümü olarak Ankara Devlet Konservatuvarı açıldı. ilk mezunların verildiği 1941′de Tatbikat sahnesi oluşturuldu. Bu hazırlık aşamalarından sonra da 1949′da Devlet Tiyatroları resmen kuruldu.

1950′den sonra tiyatro kuramlarının gelişmesi bakımından önemli atılımlar gerçekleştirilmeye başlandı. Tiyatronun yaygınlaştırılması yolunda devlet eliyle sürdürülen çabalar sonucunda Devlet Tiyatroları, Ankara,İstanbul, İzmir, Bursa, Adana, Trabzon ve Diyarbakır gibi kentlerde perdelerini açarak ve turneler düzenleyerek Türkiye’nin her yanında izleyiciye ulaşır hale geldi. Yetmiş yılı aşan tarihi boyunca çeşitli iniş çıkışlar yapan İstanbul Şehir Tiyatroları da çeşitli semtlerde beş sahneye sahip oldu. Türk tiyatrosunun gelişmesinde her zaman önemli rol oynamış olan özel tiyatroların sayısında 1960′larda büyük bir artış görüldü. Etkinliklerini 1960′lardan bu yana sürdüren özel topluluklar arasında Kent Oyuncuları, Ankara Sanat Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu ve Dostlar Tiyatrosu sayılabilir. Oyunculuk ve sahneleme açısından Batı modelini izleyen ödenekli ve özel tiyatrolar yanında, ortaoyunu ve tuluat tiyatrosunun oyunculuk tarzını sürdüren özel topluluklar da oldu. 1970′lerin ortalarında pek çok özel tiyatro kapandı, yeni açılanların bir bölümü de başarılı olamadı. 1980′lerin ortalarından bu yana İstanbul’daki özel tiyatrolar yeniden bir canlanma dönemine girdiler.

Türk oyun yazarlığı, Cumhuriyet döneminde Batı modelini uygulayan tiyatronun kurumsallaşması yolunda yapılan atılıma koşut olarak gelişme gösterdi. Gerçekçi Avrupa tiyatrosundan büyük ölçüde etkilenen Türk yazarları, gerçekçi doğrultuda yazdıkları oyunlarda öncelikle, Osmanlı toplumundan modern Türk toplumuna geçilirken yaşanan sancıları dile getirdiler. Bu geçiş dönemini yansıtmakta en başarılı olmuş yapıtlar Reşat Nuri Güntekin’in Yaprak Dökümü (1930) ve Ahmet Kutsi Tecer’in Köşebaşı’sı (1984) idi. Çok üretken bir yazar olan Cevat Fehmi Başkut ise toplumsal eleştirel yaklaşımını çoğunlukla güldürü çerçevesi içine yerleştirdi.

Türk oyun yazarlığında Cumhuriyetin ilk 30 yılında ağırlık kazanan eleştirel gerçekçi yaklaşım etkisini günümüze değin sürdürdü. 1950′lerden çok partili döneme geçildiğinde devlet yönetimine ilişkin siyasal sorunlarda tiyatro sahnesinde gündeme getirildi. Aynı zamanda, toplumsal sorunları yansıtma aşamasından, bu sorunların kaynak ve nedenlerini irdeleme aşamasına geçildi. Bu dönemde Türk tiyatrosu yeni yazarlar kazandı. Aziz Nesin ve Haldun Taner bildik gerçekçi dram kalıplarını zorlayarak yeni biçim denemelerine giriştiler.

1960′lar Türk tiyatro edebiyatı içinde parlak bir dönem oldu. Siyasal, ekonomik, kültürel açılardan önemli bir bilinçlenme aşamasının yaşandığı bu dönemde tiyatro, işçi ve köylü kesiminin sorunlarına eğildi. Bir yandan, orta sınıftan ailelerin yaşadığı toplumsal ve ekonomik sorunları irdeleyen gerçekçi oyunlar yazılırken, köy ve gecekondu ortamı da yaşama ve giyinme biçimi ve dil özellikleriyle sahneye getirildi.

Bu dönemin en yaygın türlerinden biri de konularını Osmanlı tarihinden, halk kahramanlarının yaşamlarından ve mitolojiden alan, şiir diliyle yazılmış oyunlardır. Güngör Dilmen, Orhan Asena, Turan Oflazoğlu, Necati Cumalı bu doğrultuda yapıtlar verdiler. 1960′ların sonlarına doğru siyasal içerikli belgesel oyunlarda yazılmaya başlandı. Sermet Çağan’ın, Brecht’in epik tiyatro yöntemini doğrudan uyguladığı Ayak Bacak Fabrikası (1964), bu dönemde toplumcu gerçekçi yaklaşımın bir örneği oldu.

Türk oyun yazarlığına öz ve biçim açısından kişiliğini kazandırma yolunda önemli bir katkı 1960′larda Haldun Taner’den geldi. Ahmet Kutsi Tecer’in 1940′larda geleneksel Türk tiyatrosunun gevşek dokulu oyun yapısını ve göstermeci anlatımını kullanarak yazdığı Köşebaşı oyununun ardından, 1950′lerde ve 1960′ların başlarında göstermeci anlatımı kullanma ve tiyatroda açık biçim anlayışını benimseme yolunda oyun denemeleri yazmış olan Taner, 1964′te Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu tarafından sahnelenen Keşanlı Ali Destanı’yla geleneksel Türk tiyatrosunun belirleyici özelliklerini çağdaş anlamda toplumsal siyasal bir içerikle birleştiren yeni bir yerli türün, yerli epik müzikalin yaratıcısı oldu.

1970′lerde pek çok topluluk ağırlıkla politik tiyatro üstünde durdu. Bu dönemde sık sık yerli ve yabancı siyasal-belgesel oyunlar sahnelendi; bir yandan da gerçekçi köy oyunları, tarihsel oyunlar, geleneksel Türk tiyatrosunun özelliklerine dayalı müzikli oyunlar, kabare oyunları, epik oyunlar yazıldı. Ülkede yaşanan toplumsal siyasal çalkantılardan tiyatronun da olumsuz bir pay aldığı bu dönemin en başarılı oyunlar, geleneksel Türk tiyatrosunun anlatım biçimlerini kullanmayı sürdüren Turgut Özakman’ın aynı biçemi benimseyen Oktay Arayıcı’nın ve Asiye Nasıl Kurtulur? Oyunuyla üne, gene epik türde yazdığı toplumcu gerçekçi oyunlarla pekiştiren Vasıf Öngören’in ürünleridir.

1980′lerde ise oyun yazarlığı nicelik ve nitelik açısından bir durgunluk yaşadı. Bu dönemde Refik Erduran, Orhan Asena, Turan Oflazoğlu, Necati Cumalı, Melih Cevdet Anday, Turgut Özakman, Sabahattin Kudret Aksal, Recep Bilginer, Güngör Dilmen, Başar Sabuncu, Dinçer Sümer gibi 1950′lerden ya da 1960′lardan bu yana oyun yazmayı sürdüren yazarlar dışında, 1970′lerde yazmaya başlayan Bilgesu Erenus ve Tuncer Cücenoğlu’nun, yapıtlarıyla 1980′lerde gündeme gelen Murathan Mungan, Ülkü Ayvaz, Ferhan Şensoy ve Mehmet Baydur gibi yeni yazarların oyunları sergilendi.

Recep BİLGİNER (1922-2005)



Adana 1922 doğumludur. Konya Lisesi'nde ortaöğretimini, İstanbul Gazetecilik Enstitüsü' nde yükseköğrenimini tamamladı. Recep Bilginer "Akın ve Tasvir" gazetelerini "Düşünce ve Yeni Çağ dergilerini çıkardı. Edebiyata şiirle başlayan yazar, edebiyat yaşamına tiyatro eserleriyle devam etmiştir. Yunus Emre İlme Hizmet Vakfı Ödülü ve Türk Dil Kurumu Oyun Ödülü sahibi olan yazarın, bazı oyunları Devlet tiyatrosu ve şehir tiyatroları tarafından sahneye konmuştur.

Tiyatro eserleri:

  • Gazeteciden Dost
  • İsyancılar
  • Ben Devletim
  • Karım ve Kızım
  • Oyun Bitti
  • Parkta Bir Sonbahar Günüydü
  • Sevdiğim Adam
  • Mevlâna: Âşık ve Mâşuk
  • Ben Kimim?
  • Sarı Naciye
  • Kıskanç
  • Lâle Bahçesinde Bir Şair
  • Yunus Emre
  • Sırat Köprüsü
  • Sevgi ve Barış
  • Utanç Dünyası
  • Savaştan Barışa Aşktan Kavgaya
  • Cihan Padişahının Kalp Ağrıları

Opera eseri:

  • Manas: Ölümsüz Kahraman; Opera 2 bölüm, Ankara: Atatürk Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı, Ankara 2001.

Senaryoları:

  • Parkta Bir Sonbahar Günüydü, 6 bölümlük dizi
  • Zaferden Sonra: Mustafa Kemal’in Yaşamından Bir Kesit
  • Mavi Tango (kızı T. Bilginer’le, belgesel)
  • Kör Öfke

TURAN OFLAZOGLU

Turan OFLAZOĞLU (1932-? )
Tiyatro yazarlarımızdandır. Vefa Lisesini bitirerek, İstanbul üniversitesinde; İngiliz Dili ve Edebiyatı ile Felsefe bölümlerini bitirmiş, Washington'da tiyatro öğrenimi görmüştür. Çoğu basılmış ve TV'de yayınlanmış tarihsel konulu oyunlar yazdı. Nietzche, Rilke,Shakespeare,Kafka ve Bergman'dan çeviriler yaptı, tiyatro üstüne yazıları yayınlandı.


Eserleri:
Keziban Allahın Dediği Olur
Deli İbrahim
Sokrates Savunuyor
IV.Murat (1970'te TV filmi yapıldı, 1981'de yayınlandı. 1970 TRT Tiyatro Sahne Eserleri Başarı Ödülünü kazandı.)
Genç Osman
Elif Ana
Shakespeare (inceleme, çeviri şiirler, 1978)

Orhan Asena(1922-2001)

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı oyun yazarıdır. Edebiyata lise yıllarında şiir ve öykü yazarak başlamıştır. daha sonraları ise tamamen tiyatroya yönelmiş ve asıl ününü tiyatrolarıyla kazanmıştır. Oyunlarında tarihi olayların yanısıra güncel olayların atmosferinden de yararlanmıştır. Başkaldırı temasının hakim oldıuğu eserlerinde ana karakterlerin iç çekişmelerini özenle sergilemiş, insanların birbirleriyle ve toplumla olan ilişkilerini ustalıkla göstermiştir.İlk oyunu konusunu Gılgamış efsanesinden alan "Tanrılar ve İnsanlar"dır."Hurrem Sultan"da Kanuni Sultan Süleyman dönemindeki iktidar mücadeleleri ele alınır."Tohum ve Toprak"ta toplumu değiştirme projesi işlenirken "Fadik Kız"da Anadolu insanının sömürülüşü hikaye edilir. "Simavnalı Şeyh Bedreddin" ve "Atçalı Kel Mehmet" ise insanların ezilişini ve başkaldırışını ortaya koyar. Orhan Asena Türkiye'nin Şekspir'i olarak adlandırılır.

Eserleri:

Tanrılar ve İnsanlar, Hurrem Sultan, Tohum ve Toprak, Fadik Kız, Simavnalı Şeyh Bedreddin, Atçalı Kel Mehmet, Ölü Kentin Nabzı, Karacaoğlan, Garip Dede Çıkmazı, Korku, Yalan, Gecenin Sonu, Toroslardan Öteye, Kapılar, Bir Kadın Üzerine Çeşitlemeler: Genç Kız-El Kapısı- Ana,Sağırlar Söğüşmesi, Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe, Öç, Korkunç Oyun, Karagöz Emekli, Şili'de Av